KIRKLARELİ

Kırklareli İli, İstanbul'a 200Km, Edirne'ye 60 Km ve Bulgaristan Malko Tarnavo sınır kapısına 45 Km uzaklıktadır.

KIRKLARELİ

TARİHÇESİ

Kırklareli'nin bilinen ilk sakinleri tümTrakyabölgesinde olduğu gibi Traklar'dır. MÖ 6. yüzyılda Yunanistan'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kuran İran soylu kavim Persler'in eline geçen bölge, MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender önderliğindekiMakedonlarMÖ 2. yüzyılda ise Romalıların hakimiyetine girer. Roma İmparatorluğu'nun M.S. 4. yüzyılda ikiye bölünmesiyle Bizans'ın payına düşen Kırklareli, bu dönemde birçok Bulgar ve Peçenek istilası görmüş, 13. yüzyılda kısa bir haçlı işgalinin ardından 1368 senesinde, Balkanlar'da yayılan Türkler'in egemenliğine girmiştir. Osmanlı döneminde Edirnevilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Kırklareli, 93 Harbi'nde (1878) Rus, Balkan Harbi'nde (1912) Bulgar ve de I. Dünya Savaşı'ndan sonra (1920-1922) Yunan işgali yaşamış, Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasıyla birlikte 10 Kasım 1922'de nihai olarak Türk topraklarına katılmıştır. 1924 yılında "Kırkkilise" olan adında kilise sözcüğü geçtiği için değiştirilmiştir.

 

Kent ve yakın çevresi, arkeolojik zenginliği, bozulmamış doğal güzellikleri ve uygun kültürel altyapısıyla bölgedeki metropol ve sanayi bölgeleri için bir çekim odağı olabilecek özelliktedir.

Kırklareli, kültür tarihi açısından büyük bir öneme sahipse de yakın zamana kadar bu göz ardı edilmiş, kent gerekli ilgiyi görmemiştir. Son yıllarda kent ve yakın çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalardan elde edilen sonuçlar, Kırklareli’nin Yakındoğu-Anadolu kültürleri ile Balkan-Avrupa kültürleri arasında ne kadar önemli bir yeri olduğunu tüm verileri ile açıkça göstermektedir. Arkeolojik çalışmaların yanı sıra, kentin tarihi kimliği ile doğal zenginliklerini birlikte ele alan uygulamalar, Kırklareli’nde kültür ve doğa turizmini canlandırmaya başlamıştır.

Kırklareli kent merkezi özellikle Erken Osmanlı dönemi mimarisinin önemli örneklerini barındırmaktadır. Bunların arasında en önemlilerden biri Hızırbey Camii ve külliyesidir. Kırklareli kentinin tarihi çekirdeğinin bir bölümünü oluşturan Yayla Mahallesi, bölgeye özgü taş mimarisi, geniş bir meydanın etrafında toplanan ve buradan açılan yolların kenarına serpiştirilmiş, birçoğu oldukça iyi korunmuş durumdaki konak türü yapılarıyla bir çekim noktasıdır. Son yıllarda tarihi yapılardan bazılarının onarımına başlanmıştır.

Kırklareli kentinin hemen batısında, 1877 yılında süvari kışlası olarak yapılmış ve çok iyi korunmuş durumda olan Taştabya bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında Tarkya’nın çeşitli yerlerinde çok sayıda askeri tesis kurulmuştur. Bunların arasında Kırklareli kent merkezinin hemen doğusunda 1877 yılında yapılmış Seyfioğlu Tabyası, en iyi korunmuş ve en ilginç özellikler taşıyan örneklerden biridir. Kırklareli’nin 20 km kadar güneybatısında yer alan Dokuzhöyük Köyü’ndeki tümülüs mezarlığı, Kırklareli bölgesinin en özgün kültürel öğesi olan ve Trakya’nın topoğrafyasını tamamlayan çok sayıdaki tümülüs ve tümülüs mezarlığından biridir. Tümülüs geleneği, Tarkya Bölgesi’nde MÖ 3. binyılın sonlarında başlamış ve Helenistik döneme kadar devam etmiştir.

 

YERİN TANITIMI

Kırklareli Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden alınan bilgiler doğrultusunda hazırlanmıştır.

Proje: „Yeşil koridorlar – Burgas ve Kırklareli bölgesinde bulunan doğal, kültürel ve tarihi мirası popülerleştirme çalışması”. No РД-02-29-173/01.07.2011.

Türkiye - Bu web sitesi program IPA Sınır Ötesi İşbirliği Bulgaristan üzerinden Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır.Yayınların içeriği Belediyesi sorumluluğundadır ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği veya Yönetim Otoritesi görüşlerini yansıtmaz.