BAKIRLIKA (MEDNİ SIRTI)

Bakırlıka yöresi Sozopol Belediyesi Ravadinovo köyünde bulunmaktadır. Sozopol şehrine 10-15 km mesafededir ve Sozopol’dan işaretli yollardan veya asfalt yolundan gidilebilir. Kendi otomobilinizle giderseniz Rosen köyünden geçersiniz. Burgas’dan güneybatı istikametinde 20 km mesafededir. İki yoldan gidilir – ilki Sozopol yönünde giderken Otmanli yöresinde Istranca dağevinden sağa dönülür. İkinci yol ise Burgas Askeri Deniz üssünden sağda kalan Atiya köyünden geçer.

Koordinatlar: 42°23’53.28” K  27°36’32.32” D, denizüstü yüksekliği 355 m.

BAKIRLIKA (MEDNİ SIRTI)

KORUMA

Bakırlıka Korunan Alanın yüzçlçümü sadece 7.2 ha dır.

İlam edildiği belge:РД-1096 No lu ve 15.10.2004 tarihli Emir;

Koruma amacı: muhteşem landşaft ve kayaları, trakya lalesi ve diğer himaye altında bulunan nadir bitki türleri topluluklarının doğal habitatlarını korumak;

Faaliyet düznlemeleri:

  1. İnşaat çalışmaları, taşocağı kurmak ve yöredeki landşaftı veya su rejimini değiştirecek veya zarar verecek her türlü faaliyet yasaktır; 
  2. Yaban çiçekleri koparmak, şifalı bitki toplamak, ağaçlara zarar vermek, dal kırmak ve budamak yasaktır;  
  3. Seyreltme çalışmaları kapsamında düzenli kesimler dışında ağaç kesimi yasaktır;
  4. 1 Şubat – 30 Temmuz dönemi esnasında silvikültürel faaliyetler düzenlemek yasaktır;
  5. Dışardan bu bölge için tipik olmayan (alışılmadık) bitki ve hayvan türleri getirmek yasaktır;
  6. Evcil hayvanları otlatmak yasaktır;

Yasal statüsü: Kuşlar Direktifi gereği Korunan Bölge: Bakırlıka

 

Bulgaristan Kuşları koruma Teşkilatından alınan bilgilere göre, Bakırlıka yöresinde tespit edilen 172 kuş türünden 43 kuş  türü Bulgaristan Kırmızı Kitabında yer almaktadır. Bulgaristan’da himaye altında bulunan bitki türlerinden olan trakya lalesinin doğal habitatı da burasıdır. Yörede çok sık rastlanan bir diğer canlı da tosbağa olarak da bilinen mahmuzlu akdeniz kaplumbağasıdır.

YERİN TANITIMI

Aslında Bakırlıka’nın resmi adı Medni Rid (Bakır Sırtı) dır, fakat isim değişikliğinin 70 yıl önce yapılmasına rağmen günümüzde de daha çok eski popüler adıyla bilinir. Adından da anlaşıldığı gibi (“med” Bulgarca’da “bakır” anlamına gelir) yöre bakır cevherleri açısından zengin bir bölgedir ve hatta belirli miktarda gümüş de bulunur. Cevherin yerden çıkartılması M.Ö. ikinci binyılda başlamış, 20. yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir – daha sonra cevher çıkarmak pahalı bir çalışmaya dönüştüğü için madenocakları kapatılmıştır. “Rosen” Madenocağı 1945. yılından 1995. yılına kadar burada faaliyet görmüştür.  

Medni Rid Sırtı uzak bir tepe teşkil etmektedir ve Sozopol çevresinde bulunan alçak tepeleri adeta bir çember gibi çevreler. Sırtın uzunluğu 18 km, genişliği ise 3 km dir, uzun şekillidir ve Karadeniz kıyısına paraleldir. Kuzeyde sırtın başladığı yer, Burgas Körfezinin güney kısmında St. Anastasia adasının karşısında başlar, güneyde ise Ropotamo Nehri Bakırlıka yöresini Uzunca Tepesinden ayırır.  Tepe sırtını Rosen Tepesinden ayıran Rosen Nehri de Bakırlıka  yöresinden doğar.   Bakırlıka’nın doğu tarafında Ravadinovo köyü, batı tarafında ise Rosen ve Veselie köyleri bulunur.

Tepe sırtının kuzeyden güneye Atiya, Bakırlık, Lobodovo Kale, Malkoto Kale zirvelerinde, kırma kayalardan harçsız yapılmış eski Trak kalelerinden kalıntılar bulunur. Bu kalıntılar yeterince incelenmemiştir – sadece Malko (Küçük) Kale’de yetmişli yıllarda kazı yapılmıştır.

Milattan önce 7. yüzyılda Miletustan gelen göçmenler buraya yerleşmek istemiştir, fakat bölgenin çok uygun bir yer olmadığına karar verip Sozopol’a değişmişlerdir. Yine de bazı göçmenler buralarda kalmıştır – arkeolojik kazılar esnasında kale temelinde bulunan ok uçları, demir paralar ve genç bir adamın heykeli gibi Milattan önce 6. yüzyıla ait bazı eşyalar da bunu işaret etmektedir.   Atiya günümüzde de küçük bir köy olarak varolmaya devam etmektedir. Askeri Üssün sınırları dahilinde bulunduğu için günümüzde kaleyi ziyaret etmek olanaksızdır.

Medni Rid Sırtı, bir zamanlar Sozopol çevresindeki ovaları karadan gelecek potansiyel istilalardan koruyan doğal bir ormandır. Traklar, ormana büyük bir hürmet duydukları için bu doğal kaleyi ilaveten takviye etmiştir.  Genellikle meşe ormanlarından oluşan bu tepe sırtı, yoğun bir şekilde kullanılmasına rağmen halen yoğun ağaçlı bir ormanlık alandır.  

Bakırlıka Tepesi (tepenin ismi türkçe “bakır” kelimesinden üremiştir) 375 m yüksekliği ile (Yıldız Dağları olarak da bilinen) Istranca Dağlarının son ve en doğu kısmında yer alır. Bakırlıka Tepesinin özellikle doğu yamacı mağara ve kaya tırmanışları için çok müsaittir.

Tepenin en yüksek kısmında Bakırlıka Kalesi bulunur. Bu kale, büyük eski ufalanan taşların, hiç harç kullanmadan üst üste dizilmesi ile inşa edilmiştir.  Kalenin tepe etrafında kapsadığı alan yaklaşık 4 ha dır. Burgas Körfezi, Sozopol Körfezi, Sozopol yakınlığında bulunan adacıklar, yarıadalar ve çayırlara doğru muhteşem bir manzaraya açılır. Açık havada ise deniz kıyısını Emine burnundan Primorskoya kadar seyretmek mümkündür.

Bölgede dolmenlere rastlamak mümkündür – dolmenler, her biri 1-2 ton ağırlıkta olan devasa kaya bloklarından oluşan eski trak mezarlıklarıdır. Yörede henüz arkeolojik kazı yapılmamıştır, dolayısıyla çevrede bulunan diğer eski yapıların ne amaçla kullanıldıklarını tespit etmek oldukça güçtür. Bakırlıka yakınlığındaki meşe ormanlarında eskiden büyük bir Trak kentinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Daha sonra bu köy Apollonia topraklarına dahil edilmiştir. Bu civarda eskiden bir kentin bulunduğu tahminlerini doğrulayan, büyük miktarda çamur bulunmuştur (bakır çıkarma işlemi kalıntısı şeklinde 150 000 ton çamur). Bakır çıkarma yöntemleri oldukça eski ve kusurludur, fakat buna rağmen bu arazi eski trakyalılar ve Apollonia için büyük miktarda metal sağlamıştır. Çıkarılan metal genellikle Apollon Tapınağını süsleyecek heykeller yapmak ve köyün önderlerinin heykellerini yapmak için kullanılmıştır.

Görkemli doğanın, eski kale ve eski kentin esrarı ile buluşuğu ilginç turistik bir yerdir Bakırlıka. Özellikle ilkbaharın başlarında, leylak ve ıhlamur ağaçlarının çiçek açtığı ve meşe ormanlarını muhteşem kokulara boğduğu dönemde çok güzeldir bu yöre.  Ayrıca bölgenin koruma altına alınmasına sebep olan nadide lale türlerini görmek de mümkündür.

Bu konuya tarifleri

Proje: „Yeşil koridorlar – Burgas ve Kırklareli bölgesinde bulunan doğal, kültürel ve tarihi мirası popülerleştirme çalışması”. No РД-02-29-173/01.07.2011.

Türkiye - Bu web sitesi program IPA Sınır Ötesi İşbirliği Bulgaristan üzerinden Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır.Yayınların içeriği Belediyesi sorumluluğundadır ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği veya Yönetim Otoritesi görüşlerini yansıtmaz.